Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


Go Back   GevezeCene.Com Gevezelerin Buluştuğu Yer.. > Şifa Teknikleri / Pozitif Enerjiler > Maddelerin Enerjileri&Evrensel Enerji

Maddelerin Enerjileri&Evrensel Enerji Bioenerji, madde enerjileri, enerji hakkındaki temel bilgiler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-02-2012, 23:57   #1
SU_
Moderatör
SU_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Numarası: 180
Mesajlar: 5.108
Konuları: 471
Standart Gönül-Kalp-Thejaperi



KALP ve METAFİZİK

“Bir BEN var benden içeri” (Yunus Emre)

Nerede o BEN? Nasıl ulaşacağım ona?

İşte bütün öğretilerin yönlendiği/yönlendirildiği bir kavram.

Tasavvuf öğretisi buna gönül demiş, gönle varmak, gönülle birleşmek demiş ve bir noktaya işaret etmiş.

Ruhsal öğretiler buna kalp demiş, kalpte yaşamak demiş, noktayı daha da belirginleştirmiş.

Felsefe de dahil olmak üzere tüm içe yönelen/ezoterik öğretiler “kendini bil”meğe yönlendirmiş varlığı.

Şimdi, insanlığın kıyamet olarak bildiği birinci ana hasatın son dönemlerinde ortaya çıkarılan tanrısal/ilahi teknolojik bilgilerle, insanlık kendini bilme yolunda daha ileri aşamalara geçmiş ve bunun teknolojisini öğrenmeye başlamıştır.



İnsan düşünür ya da bu his içini kaplar “ol dedi oldu”, bu nasıl bir şey diye.

Çünkü içini bir his kaplar, tanrı “ol” dedi, bu nasıl oldu, şunun oluşması/tezahürü için işte bilmem kaç milyar atom bağlar kurarak bir araya gelerek… diye uzanan tanımlamalara girmeden kısaca müthiş mükemmel ötesi bir teknolojik çalışmaya/performansa ihtiyaç vardır.



İşte, bugün bu düşünce ya da hisle hareket eden insana gönül/kalp dediğin zaman artık bunun bir teknolojik tarafı olduğunu, kalbi düşünme denildiğinde bunun bir sistemsel oluşumun getirdiği meyvelerden yararlanmak olduğunu algılayabilmektedir. Ancak madde bağımlılığı nedeniyle bu sübjektif kavramları mantıksal olarak çözememekte, buna bağlı olarak kendini bilme yolunda bu hissederek kavranılabilecek kavramlara ulaşamamaktadır.



İnsanoğlu böyledir, sorgulayarak varsayımlar üretir, o varsayımları geliştire geliştire doğru yolu bulmaya çalışarak ilerlemeye çalışır. Şimdi, burada konumuz olan kalp ile ilgili olarak sonsuz-sınırsız tanrısal/ilahi kaynaktan bize aktarılan bugün insan varlığının anlayıp algılayabileceği ve kendine daha öncekilerden farklı bir kavram oluşturabileceği ve kalbin metafizik tarafına teknolojik olarak giriş yapabileceği birkaç bilgiyi aktarmaya ve düşünce zincirlerini çalıştırmaya çalışalım.



Bu bilgileri anlamak/algılamak için öncelikle bazı altyapı bilgilerine ihtiyaç vardır. Bu altyapı bilgileri kısaca belirtirsek, şu andaki insan varlığının gözle görülen ve işleyiş mekanizması kısmen ilim halinden bilime dönüştürülerek çözülmüş olan maddi bedeni yanında, insan tarafından algılanmayan ancak Kirlian fotoğrafçılığı ile varlığı bilimsel olarak ispatlanmış porsal manzumelerden oluşturulmuş bir enerjetik bedeni vardır. Bugüne kadar Dünya ortamındaki her bir varlığın mutlaka bir enerjetik bedeni vardır, bu mineral için yani atom zerresi için dahi geçerlidir. İşte ne varsa aradığın, aslı bu enerjetik beden üzerindedir. Bir kayıt mı arıyorsun, milyonlarca-milyarlarca yılın kaydı oradadır, o enerjetik bedenin beyninde, yani enerjetik bedenin kompüterinde, oradaki hard disktedir o aradığın kayıt ya da bilgi. Hatta daha ileri gidelim, orada daha yaşamadığın ama yaşaman gereken bilgiler olguya dönüştürülmek için seni beklemektedir.



Konumuz kalp iken, nasıl da daldık teknolojik yapıya en tepeden. Altyapı olarak kısa ve öz belirtmek isterim ki, insanoğlunun aradığı ve bulamadığı bedenin çalışma sistemi ile ilgili olsun olmasın kendi tanırsal/ilahi yapısıyla ilgili tüm sistem ve düzenler enerjetik bedendedir. Evrim mi, gerçek evrim onunla gerçekleşmektedir, deneyim mi gerçek deneyim onunla gerçekleşmektedir, görev mi gerçek görev onunla gerçekleşmektedir, zerreden zümreye gelişen odur ve bu gelişimin sonu yoktur, sonsuzdur, hatta sınırsızdır da.



Evet, kalp, enerjetik beden üzerinde durugörür yeteneği olan varlıklarca varlığının tespiti yapılmış olan ve şakra denilen 7 adet yerleri, renkleri, kısmen yapısı ve hatta kısmen de olsa çalışma sistem ve düzeni belirlenmiş enerji merkezi/canlı kristal yapı/bilinç konuşlanma ve devinim merkezi diye bilinebilen yapılar tespit edilmiştir. Bu şakralarla ilgili daha açığa çıkmamış/çıkarılmamış/çıkarılamamış çok bilgiler vardır.

İşte bu kısmen de olsa tespiti yapılmış olan şakralardan bir tanesi maddi bedende kalp hizasına ya da timüs bezine (bu bezin fiziksel fonksiyonu enfeksiyon önleyici olarak ifade edilse de çok daha geniştir)bağlı olduğu bilinmektedir ki kalp şakrası/çakhur nahura olarak isimlendirilmiştir.



Şimdi gelelim asıl konumuza, kalbi hissediş ve ya kalbi hakimiyet nerede, nasıl gerçekleşmektedir.

Tanımlamaya başlamaya yine bedenden bir benzetmeyle yola çıkacağız. İnsan maddi bedeninde santral sinir sistemi denilen, vücutta gerekli olan her bir duyarganlık noktasından veriyi alıp beyne ileten ve beyinden gelen emirleri de ilgili koordinata ileten, ya da çalışma prensipleri kısa ve öz olarak bu şekilde tanımlanan sanki bir elektrik data ağı vardır ki bu neredeyse herkes tarafından bilinmektedir. İçine biraz girildiğinde sistemin ne kadar karmaşık ve grift bir yapısı olduğu hemen anlaşılmaktadır.



Şimdi, kalp şakrası denilen yapının üzerine giydirilmiş bir kalp santral sinir sistemi vardır. Bu sistem, biraz önce tanımladığımız beyin-beyincik-omur-omurilik organlarının birleşimiyle oluşturulmuş olan sinir sisteminden hacimsel olarak çok daha küçük bir yer kaplamasına rağmen fonksiyonerliği, karmaşıklığı, grift yapısıyla ondan 1000 kat daha büyüktür. (Yani 1000 kat daha fazla işlevseldir ve bu işlevselliğinin farkındalığı sonsuzluğa uzanan evrim-deneyim-görev yolculuğunda ölümsüz olan insan varlığınca daha iyi anlaşılacak ve kavratılacaktır.) Yine bilgisayar sistemlerinden benzetme yaparsak, bilgisayarın işlemcisi nasıl ki bilgisayarın üzerindeki programları okumaya, onlar üzerinde gelen verilere göre milyarlarca hesaplamalar yapıp istenilen sonuca ulaşılması gibi bir görevi varsa, ya da güneş sisteminde güneş reaktörü nasıl ki uyduları olan gezegenleriyle (elektronlarıyla) hem fiziki hem metafiziki bağlantı içinde olarak devamlı/el’an onları şoklamakta ve oralardaki yaşamlar için gerekli olan bilgi ve enerjiyi iletmekteyse, işte kalp santral sinir sistemi de hem maddi hem enerjetik vücut içinde bir güneştir, bir işlemleyicidir.



Biz buna gönül demişiz, biz buna kalp gözü demişiz, şimdi biz bu platformik enerji alanına “kalp siklon güç alanı” diyoruz. Ve bunun bir tanrısal/ilahi ismi de var, Thejaperi osikunya cohte slon, biz yazımız boyunca buna kısaca thejaperi diyelim.

“Siklon güç alanı nedir?” diye sorulabilir, bunu anlayabilmemiz için kuantum altı ortamsal faktörlere/fonksiyonlara/oluşlara/yasalara girmek gerekir ki bu oldukça ağır bir konu olduğundan kısmen oluşumu hakkında minik bir bilgi verelim, böylece bu konuda küçük de olsa bir kavram oluşturalım. Atom sistemlerindeki bir elektronu göz önüne alalım, biri imame olmak üzere ortada ve etrafında 6 adet dönmekte/devinmekte olan por denilen parçacık düşünelim. Buna ilave olarak her bir por parçacığının ortadaki imame olanına bağlı olarak kendine özel bir bilgi ve enerji yüklü olduğunu, bilgi ile bir programı olduğunu, enerji ile de bir iş yapabilme gücü ya da duyarganlık aktivitesi olduğunu bilelim. Daha da ileri gidelim ve bu parçacıkların hepsinde (ki sayıları sonsuzdur) kendine özel görev programının dışında, genel anlamda karakterine uygun olarak hangi uzay-zamanla reaksiyone olarak hangi uzay-mekanda seyr yapacağı ve hangi formda devineceği de yüklenmiştir. Ayrıca her bir parçacığın muhtelif frekanslarda olma sabiteleri vardır. Düşenebiliyor ve olgulayabiliyor musunuz, minicik hatta mikronun mikrosu olan bir parçacıkta ne kadar muhteşem bir yük/yüklenmenin tanrısal olarak oluşturulduğunu? İşte siklon güç alanı, ana üç karakterdeki (ses-ateş-ışık diye isimlendirilmiştir) bu çeşitli nitelik ve görev yüklü bu parçacıklarla oluşturulmuştur, yapılaştırılmıştır, her bir oluşum bunlarla sağlanmıştır, en seyyal olanı da, en yoğun olanı da. Ve doğaldır ki sırlarla yüklü bu parçacıkları çözebilmek, hatta çözebilmeyi bırakın onlara ulaşabilmek bile nasıl bir süreç alacak, anlaşılamaz değil mi?



Düşünün, bir evren bir siklon güç alanıdır, yani porların programlanarak özel görev verilmesinin dışında genel görevi ile belirli bir uzay-zamanda, uzay-mekanda, uzay-formda fakat farklı olma frekans ve sabitelerinde topluca bir araya getirilerek oluşturulmuş bir manyetik alandır. Porların aynı yapı içinde iç içe yoğunlaştırılmasıyla daha küçük siklon güç alanları oluşturulmuştur (ki burada yüklü programının dışında baz, olma frekans ve sabitesidir) , biz buna beden bile diyebiliyoruz, ama unutmayalım ya da hatırlatalım ki porlar üç ana karakterdedirler, maddi beden ışık gücü yüklü karakterdeki poralarla oluşturulurken enerjetik beden ateş gücü yüklü karakterdeki porlarla oluşturulmuştur. Hatta küçük bir ek bilgi vererek daha da ileri gidersek, Galaktik ortamlardaki her bir galaksi ve içeriğindeki yapılar ateş gücü aşikare çıkmış olan porlarla yapılandırılmıştır, tüm evren sistemleri içerisinde sadece Samanyolu galaksisi ışık gücü aşikare çıkarılmış porlarla oluşturulmuştur. Işık ve ateş gücü aşikare çıkarılmış porlar frekans ve sabiteleri baz alınarak iç içe gibi kordinatlanabilmektedir. Burada sizlerde “biz nasıl diğer Galaktik ortamları görerek izleyebiliyoruz?” şeklinde bir soru oluşabilir, bizim izleyebildiğimiz galaksinin tümü değildir, sadece orada porların yoğunlaştığı yerlerdeki çekirdek yapıdan yansıyan enerjiyi ışık olarak algılayabiliyoruz ve algaçlarımız/cihazlarımız bunları kayıt edebiliyor, ama bu cihazlar da gittikçe geliştirilmektedir.



Siklon güç alanını tam olarak olmasa da, az çok anlayıp algılayabildiysek (çünkü bu çok geniş kapsamlı bir konudur), şimdi kalp siklon güç alanı olan thejaperinin bir tanrısal bilinç evladının içerisinde devinebileceği ve devindiği kalıba ait her bir veriyi bir işlemci gibi değerlendirerek kalıbı gerekli sonuçlara kesin olarak doğru yolda (sıratel müstakim)yönlendirebilecek bir kompleks yapı olduğunu algılayabilecek miyiz?

Thejaperi, hem maddi hem de enerjetik yapıdaki biyorobotik kalıbın bir güneşi/işlemcisi olarak (ki bu benzetme çok yetersiz kalmaktadır)bu kalıplara hayat veren, onları A’dan Z’ye ya da yaradılışından beri (ki bu da geçmiş diye tabir edilen sonsuzluğa uzanır) var kılan, maddi-manevi tüm fonksiyonlarını kontrol ederek yönlendiren bir yapıdır. Bunu daha da açmak istiyorum, ama o kadar geniş ve uçsuz-bucaksız ki hangi bir örneği versem yetmemektedir, bu nedenle bu yapıyı akılla algılamanın yanında yoğunlaşarak hissetmeye çalışarak algılamak bile yetersiz, yani kısmi kalacaktır ama gittikçe ilerlememizi sağlayacaktır.



Yine de biraz daha içine dalalım, maddi kalp, artık bu çalışma performansının enerjisini nereden alıyorsa ona uzanmadan, bir pompa vazifesi görerek kan denilen sıvıyı (konu konuyu açıyor, kan denilen sıvıdaki maddi özellikler dışındaki metafizik özellikleri/sırları o kadar çok ki, hele bir de işin içinde damarlar yok mu, o güdümleyici aktiflikle görev yapan damar oluşumları, dedik ya kompleks/grift bir yapıya daldık, bakalım nasıl ilerleyebileceğiz.) çeşitli kesitlerde damar denilen yollar içerisinde hareket ettirerek vücudun tüm hücreleri için gerekli kimyasal ajanları ve bu ajanlar üzerine yüklü hayati seyyaliteyi (yüklü por manzumesi) iletmektedir. Ve bu nasıl muhteşem bir iletişimdir, değil mi? İletişim sadece maddi değil, enerjetik olarak da bilgi ve enerji iletilmektedir. Metafizik öğretide kanın bu özelliğine, yani maddi yapısıyla birlikte akan enerjetik özelliğine asil kan/kurrilya denilmektedir. Asil kan, asil kan, size bir şeyler hatırlatıyor değil mi? “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur” (Atatürk). Sırlar nasıl böyle aşikare çıkıveriyor değil mi?



İşte kurrilya diye isimlendirilen akış, aynı damarlar gibi, enerjetik beden içeriğinde de hareket etmektedir, kanla birlikte ve tüm vücutta ihtiyaç olan koordinata ihtiyaç olan bilgi ve enerjiyi porlarla iletmekte (ki bu porlar kan kalbin içerisinden geçerken thejaperi ile etkileşime girer ve gerekli yükleme yapılarak sağlanır), yine hayati seyyalitesi kullanılarak yükü alınmış olan yüksüz porları, aynı akışla tahliye/tasfiye etmektedir. Burada karaciğer ve böbrek mekanizmasının nasıl etkin ve şaşmaz-şaşırmaz bir şekilde metafizik tarafıyla hizmet/görev yaptığı da anlaşılıp algılanabilmekte midir? Ve bu yapılarında thejaperi ile olan bağlantısı çözümlenebilmekte midir? Belki biraz, ama daha o kadar çok bilinmeyen sırlar var ki, girdin mi içine, dipsiz bir kuyu gibi uzanılamıyor varoluşun derinliklerindekine bu akılla.



Thejaperinin, beyin dediğimiz biyokompüter ile bağlantısı sadece kan/kurrilya ile olmamaktadır, aralarındaki metafizik bağlantıya omirilikte de dolaylı olarak katılmaktadır. Bunu şakra sembolik çizimlerinde iki yılanın birbirine dolanarak kundalini çizgisi olan omurilik/omurga boyunca yukarıya doğru uzanarak taç çakraya bağlantısı gösterilmiştir.



Thejaperi, BEN’in, yani yüksek benliğin aktif bir tasarruf aracıdır. İnsanoğlunda yüksek benlikler kalp şakrasında tecelli etmemiş olmasına rağmen onu uzaktan kumanda eder. İnsanın ilahi olarak yükselişi yüksek benliklerin bilgi ve enerjisini koşullandırmasıyla oluşur. Amaç, yüksek benliğin bu bedendeki kalp şakrasında tamı tamamına/asli orijinal haliyle konuşlanarak, işte o bahsedilen BEN’e kavuşmaktır (ki bunun için öncelikle egosantrik kişilik potansiyelinin karma diye isimlendirilmiş olan çıkıntılı yanlarının tamamen temizlenmiş olması gerekmektedir). Böylece vücudun tüm hakimiyeti yüksek benliğe geçer ve kalp-beyin arası metafizik/holografik bağlantının maksimum hale getirilmesiyle beyindeki kumanda merkezi ceste ceste asli orijinal aktivite planına çıkarılmaya başlanarak robotun faaliyetinin üstyapısal bazlara (hümonoyya) çıkması sağlanmaktadır ki burada DNA kristalizasyonu başlar.



Tasarrufta baz niyettir yani işlemleyici kontrolör fonksiyondur. Tasarruflar ilahi teknolojik mekanizmalar aracılığıyla/yardımıyla gerçekleştirilmektedir. Deneyim planlarına göre deneyimlenmesi gerekli olguların deneyimlenmesi için robotun yönlendirilmesi yüksek benlikten gelen işlemleyici fonksiyonla, alt ekstiremitedeki üç şakra üzerinde hakim olan yüksek benliğin zapturaptçı fonksiyonlarıyla, kendinden ayrı olmayan üç şakradaki bilinç kıvılcımlarının ayrı ayrı biyokompüter üzerinde oluşturduğu yüksüz porlaradan oluşan siklon güç alanındaki porlara yüklem verilerek ilgili koordinattaki nöron çekirdeğinde bulunan DNA şifretik kodlarının açılmasını yani burada meknuz tutulan bilgi ve enerjinin açığa çıkmasını sağlayarak deneyim aktifliğinin yaşanması için gerekli olgulamaların gerçekleşmesi sağlanmaktadır. Deneyim yapılırken görev, görev yapılırken evrim de vurgulanarak gerçekleştirilmektedir. Bu deneyim aktifliği sonsuzluğa doğru uzanır.



Bu aktiflik içerisinde, hümonyya oluştuktan sonra da deneyimsel plan aktifliğiyle, insan olan insanın, Galaktik öz insanın yükseliş yolculuğu, yine thejaperi tasarruf fonksiyonerliği yanında diğer şakraların işlevselliğiyle aktifliği devreye girerek tanrılaşmaya doğru devam edecektir.

(Eylül.2011)

Ali ÖMÜR

SU_


Kendi kabiliyetine inanTanrıya inandığın gibi.
Senin ruhun büyük Bütünün bir parçasıdır.
Sendeki kuvvetler,Engin derya kadar geniş ve dipsizdir.
Ruhun, sükût içinde Elmas adalarında dolaşıyor.
O adaları keşfet ve işlet.
...Fakat rüzgârlara kapılmamak için İrade dümenini kullan.
Yaratıcıya ve kendine inanırsan
Sendeki kuvvete kimse sınır biçemez;En büyük zaferler senin olabilir.İleri!. İleri!..

SU_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-05-2012, 20:29   #2
Moderatör
serpil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Numarası: 536
Mesajlar: 4.381
Konuları: 668
Standart Cevap: Gönül-Kalp-Thejaperi



Eline sağlık canım..

serpil
Hayatında ekmeği yenmeyen kimsenin adı, ölümünden sonra anılmaz.
(Şeyh Sadi)

serpil isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
gönülkalpthejaperi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gönül Zarfında Saklı Pulsuz Mektuplar.. Sükut Sevgili Günlük 5 06-03-2012 03:12
Kalp ve Sevgi Kazandıran Bir Dua gezici11 Havas 19 27-02-2012 00:36
KALP HASTALIKLARI İÇİN.. serpil Havas 1 31-01-2012 01:15
Kalp Gözü mobilcell Dualar 4 25-08-2011 00:54
Kalp çakrası gevezeadmin Yoga 3 22-02-2011 02:17


Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


SEO by vBSEO 3.5.2